James Cameron’un 1995 yılında yani Titanic filminin gösterim tarihinden iki yıl önce yazdığı, 2005 yılında çekmeye başladığı, dört buçuk sene çekim ve yapım aşaması süren, birçok kişinin heyecanla beklediği “Avatar” 18 Aralık tarihinde tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de seyircisi ile buluştu. Bildiğiniz gibi film 2D, XPAN 3D, Real D 3D ve IMAX 3D gibi değişik formatlarda vizyona girdi. XPAN 3D AFM salonlarında, Real D 3D Cinebonus salonlarında, IMAX 3D ise sadece İstinyePark’ta (İstanbul) ve Ankamall’da (Ankara) seyretme imkânı bulabileceğimiz formatlar.
Peki bunlar arasındaki fark nedir? Hangisinde izlemek lazım?
Filmi IMAX 3D ve Real D 3D olarak iki kez izlediğim için karşılaştırmam sadece bu ikisi üzerinden olacak. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, James Cameron’un da belirttiği gibi bu filmi mutlaka sinemada 3D olarak izlemek lazım. Zaten 2D izleyen yoktur diye düşünüyorum.
Filmi ilk IMAX 3D formatında izledim. IMAX sinemasının en büyük özelliği devasa ve kavisli perdesidir. 7 katlı bina yüksekliğinde olduğu söylense de İstinyePark’takinin o kadar yüksek olmadığında hemfikirdik. Perdenin büyük olması, verilen gözlüklerin normal gözlüklerden (Real D) iki kat daha büyük olması ve normal salonlarda gördüğümüz en ön koltuk ile perde arasındaki mesafenin IMAX sinemalarında yok denecek kadar az olması size “orada” olma hissini tartışmasız yaşatıyor. Tam ortalama ve hafif önlere doğru oturduğunuzda sağ veya sol taraftan bir kısıtlama olmadığı için direk olarak filmin içinde oluveriyorsunuz. Ayrıca gözlüklerin büyük olmasından dolayı arkanıza uzanarak rahatça izlemeniz mümkün. Görüntüye gelince. Filmi tabiri caizse büyüteçle izliyormuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Renkler bence Real D 3D ye göre daha canlıydı ve görüntü daha netti. IMAX in tek dezavantajı altyazıların görüntünün arkasında kalması ve alışılagelen 2D deki gibi canlı altyazılar maalesef olmamasıydı.
İkinci seferimi Cinebonus Capacity’de Real D 3D de izledim. Benim için hayal kırıklığı oldu açıkçası. Arkalardan bilet almamızdan dolayı perde çok küçük geldi ve Pandora gezegeninin içinde hissedemedim kendimi film boyunca. Özellikle verilen gözlüklerin camlarının küçük olmasından dolayı, bakacağınız alan kısıtlanıyor, sağdan soldan sinemanın tüm duvarlarının görüş alanınızda olmasından dolayı tam görüş özelliği kayboluyor ve filmi dimdik oturarak izlemek zorunda kalıyorsunuz. Capacity’nin sinema salonundan mı kaynaklanıyor bilmiyorum, ama ağacın yok edildiği sahnelerde IMAX deki gibi sarsmadı ses sistemleri.
Eğer filmi Real D 3D izlemişseniz, sizlere tavsiyem böyle bir filmi bir de IMAX sinemasında izlemeniz olacaktır. Farkı göreceğinizden eminim…
Peki bunlar arasındaki fark nedir? Hangisinde izlemek lazım?
Filmi IMAX 3D ve Real D 3D olarak iki kez izlediğim için karşılaştırmam sadece bu ikisi üzerinden olacak. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, James Cameron’un da belirttiği gibi bu filmi mutlaka sinemada 3D olarak izlemek lazım. Zaten 2D izleyen yoktur diye düşünüyorum.
Filmi ilk IMAX 3D formatında izledim. IMAX sinemasının en büyük özelliği devasa ve kavisli perdesidir. 7 katlı bina yüksekliğinde olduğu söylense de İstinyePark’takinin o kadar yüksek olmadığında hemfikirdik. Perdenin büyük olması, verilen gözlüklerin normal gözlüklerden (Real D) iki kat daha büyük olması ve normal salonlarda gördüğümüz en ön koltuk ile perde arasındaki mesafenin IMAX sinemalarında yok denecek kadar az olması size “orada” olma hissini tartışmasız yaşatıyor. Tam ortalama ve hafif önlere doğru oturduğunuzda sağ veya sol taraftan bir kısıtlama olmadığı için direk olarak filmin içinde oluveriyorsunuz. Ayrıca gözlüklerin büyük olmasından dolayı arkanıza uzanarak rahatça izlemeniz mümkün. Görüntüye gelince. Filmi tabiri caizse büyüteçle izliyormuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Renkler bence Real D 3D ye göre daha canlıydı ve görüntü daha netti. IMAX in tek dezavantajı altyazıların görüntünün arkasında kalması ve alışılagelen 2D deki gibi canlı altyazılar maalesef olmamasıydı.
İkinci seferimi Cinebonus Capacity’de Real D 3D de izledim. Benim için hayal kırıklığı oldu açıkçası. Arkalardan bilet almamızdan dolayı perde çok küçük geldi ve Pandora gezegeninin içinde hissedemedim kendimi film boyunca. Özellikle verilen gözlüklerin camlarının küçük olmasından dolayı, bakacağınız alan kısıtlanıyor, sağdan soldan sinemanın tüm duvarlarının görüş alanınızda olmasından dolayı tam görüş özelliği kayboluyor ve filmi dimdik oturarak izlemek zorunda kalıyorsunuz. Capacity’nin sinema salonundan mı kaynaklanıyor bilmiyorum, ama ağacın yok edildiği sahnelerde IMAX deki gibi sarsmadı ses sistemleri.
Eğer filmi Real D 3D izlemişseniz, sizlere tavsiyem böyle bir filmi bir de IMAX sinemasında izlemeniz olacaktır. Farkı göreceğinizden eminim…


Selcen bi makale cikarirsin artik bu konuyla ilgili:))
YanıtlaSilBlogun hayırlı olsun :)
YanıtlaSil@idil Doktorada bu alana yönelmeyi düşünüyorum:))
YanıtlaSil@ata Teşekkür ederim. Sayende:))
pekiii pekiiii benim gibi 2sine de hala bir türlü gidememiş olanlara önerin nedir sayın başar=))
YanıtlaSilbu arada blogun hayırlı olsun=)